[popuppress id="371"]

+ KÖŞE YAZILARIM

PK (PEEKAY)-2014

Önce bir giriş yapmalıyım galiba 🙂 Her hafta, beni olumlu ya da olumsuz anlamda etkileyen bir film ya da tiyatro oyunuyla bu köşede olacağım. Bakarsınız aklıma başka bir şey gelir onu paylaşırım. Bunu henüz ben de bilmiyorum 🙂

Ben Bollywood filmlerine, amaçlarını anlatış biçimlerine hayranım. Ve tabiiki Aamir Khan’a. Genç yaşına rağmen yaptığı işler inanılmaz. Hayata bakışı, yaşayışı hayranlık uyandırıcı. Geç de olsa Bollywood’u keşfettiğim için mutluyum.

İlkler her zaman özel olmasa da unutulmazdır, hafızadan kolay kolay silinmez. Tam da bu sebeple ilk paylaşımım Hint filmi olsun adı da PK olsun istedim. Her çocuk özeldir (2007) – 3Idiot (2009) – Benim Adım Khan (2010) ‘dan sonra izlediğim en iyi film. Yine bir Rajkumar Hirani ve Aamir Khan filmi işte. İyi yönetmen iyi aktör bileşimi harika bir film.

Sürprizini kaçırmadan filmi nasıl özetlerim bilmiyorum ama deneyeceğim. Şehre bir yabancı (bizim deyişimizle uzaylı) gelir ve bir dünyalıya dönüş biletini kaptırır. Dilini bile bilmediği dünyada hapsoluşunun ve varolma çabasının hikayesi. Peekay insana insan olmanın nasıl bir şey olduğunu öyle sorular sorarak anlatır ki şaşar kalırsınız. Filmin değindiği en önemli konu ise ‘din’. Hiç bu kadar doğru, suratınıza çarparcasına anlatılmamıştı. ‘Tanrı nerde?’ ‘Hangi Tanrı gerçek?’ ‘Ben hangisine inanacağım?’ sorularının cevapları bu filmde. Bizim ülkemizde de ‘din’in nelere ne şekilde alet edildiğini, insanların inançlarıyla nasıl oynandığını düşünecek olursak izlenmesi gereken bir film diye düşünüyorum. Pişman olmayacaksınız. Hele de benim kafadaysanız gözleriniz dolu doluyken bir an gelecek kahkahayı basacaksınız.

Film 152 dk’dır. O yüzden zamanın dert olmadığı bir günde kahvenizi çayınızı alın kurulun karşısına. 1yudum aşk, 1yudum hüzün,1000 kahkaha 1001düşünce ve güzel hint müzikleri sizlerle. İyi seyirler.

KÖŞEDEKİ SİNCAP

SENDEN BANA KALAN

 

Halamla sinemaya gidelim dedik bu hafta bir de baktık ki neredeyse bütün filmler türk filmi. Bu çok sevindirici bir şey tabii. Düşündük bu filmde karar kıldık. Zaten hep kendi sinemamızı destekleyenlerden oldum ben sürekli eleştirenlerin aksine. Sonucta pişman olmadık. Ortaya harika bir iş çıkarmış gencecik insanlar görünce bu mesleği yaptığım için bir kez daha gurur duyuyorum kendimle.

Yönetmenliğini Abdullah Oğuz’un üstlendiği yalnızca fimlerde görebileceğimiz türden bir aşk filmi ‘Senden Bana Kalan’.

Size filmi ufacık anlatıyim . Özgür 18 yaşına geldiğinde dedesinin mirasının tamamına sahip olabilmesi için bir şartı oldugu gerçeğiyle yüzleşir. Ve bambaşka bir hayata doğru yol alır. Şehir bebeliğinden, köy çocukluğuna doğru. Başlarda uyum sürecine dirense de Elif’le tanıştığında her şey farklılaşacaktır.

Neslihan Atagül’ün makyajsız güzelliği, sıcacık gülümsemesi ve Ekin Koç’la yakaladıkları uyum izlenesi.

Filme sonunda ağlayacağımı bile isteye gittim. Ama daha başında öyle sarsıldığım an’lar cümleler oldu ki tam bir katharsis (arınma) yaşadım diyebilirim.

Çanakkale’nin Adatepe Köyü’nün güzelliğine de doyum olmadı. Sanki oralarda yaşasak daha mı doğal daha mı sakin kalırdık diye düşündüm. Elif’in ölüme olan tavrı, hayata her koşulda gülümseyebilmesi, ne kadar yoktan şeylere kafamızı takıp bugünleri ıskaladığımızın en büyük göstergesi sanki…

Filmi izlerken Kore filminden filan uyarlama mı diye düşündüm. İnternete bakınca doğru olduğuna dair yorumlar okudum. Orjinalini bilemem ama ‘Benim Dünyam’ gibi bu filmi de çok başarılı bulduğumu söyleyebilirim nacizane. Müzikler görüntüler filmle bütünlük sağlamış. İyi seyirler şimdiden.

HIZLI VE ÖFKELİ 7

 

‘ASLA VEDA YOK’

PAUL İÇİN

Bu hafta 3nisanda vizyona giren , serinin 7. Filmi olan Hızlı ve Öfkeli’yi izledim. Paul Walker’ı  son kez ekranda izliyoruz.  Bu filmi yazmama en büyük neden o’dur. 40 yaşında kaybettiğimiz güzel yüzlü adam.

2000 yılında çektiği ‘ Saklı Seçilmişler’ filmiyle tanıdım ben onu. Ne güzel adam dedim. Sıcacık bir ekran enerjisi, çakmak çakmak gözleri…

2001 yılında Vin Diesel’le birlikte oynadığı Hızlı ve Öfkeli filmiyle müthiş bir çıkış yakalayan Walker, serinin devam filmlerinde de yer aldı.

2002 yılında People dergisi tarafından ‘Dünyanın en güzel 50 insanı arasında yer almıştır.

Ve sene 2015 yine bir Hızlı ve Öfkeli. Onla başlayan ama film bitmeden onu yitirdiğimiz bir yıl. Trafiğe kurban verdiğimiz gencecik bir can daha.

Film yine aksiyonun bol enerjinin çok yüksek olduğu bir film.  O kadar ki kameranın hızlı hareketinden başınız dönebilir. Ütopik sahneler, şahane arabalar bu filmlerin en önemli özelliği zaten. Beklentiyi yine karşılıyor. Yaşanan olayları düşününce Paul Walker’ın ölümüyle filmin nasıl sonlanacağını merak ediyorsunuz. Ve aksiyon filminin duygusal anı finalde yaşanıyor. Kahramanlarımız bu savaştan da zaferle ayrılırken sahilde her birini Paul ve ailesini izlerken görüyoruz. Dominic Toretto (Vin Diesel) ailesine veda etmeden gidiyor. ‘Asla Veda Yok’ diyor.  İki araba yanyana giderken kahramanlarımızı son kez yanyana görüyoruz Paul ve Vin  Diesel . Flashback görüntüleriyle geçmişe yolculuk dedirten o görüntüler ve sözlerlerle Paul’e güzel bir her zaman bizimlesin mesajı veriliyor.

Bütün ekibin ellerine sağlık diyorum. Teknik olanakları çok iyi kullanan ABD dostluk, kardeşlik,aile kavramlarını küçük dokunuşlarla aksiyon filminde bile  çok iyi bir şekilde vermeyi başarıyor.

Film 2 sa 17dk. Aksiyon severler ve serinin hayranları  yine güzel bir Hızlı ve Öfkeli sizleri bekliyor. Hem de daha anlamlı. Paul için. Işıklar içinde uyu güzel adam.

www.ozebadederinoz.com